ISSN : 1300-2945
eISSN : 1308-9889
Özet - Prognostic Factors and Overall Survival in Nasopharyngeal Carcinoma: A Ten-Year Single-Center Experience
Pelda Zümrüt Sevim, Abdurrahman Işıkdoğan, Ulaş Alabalık, Savaş Topuk, Zuhat Urakçı

Zuhat Urakçı, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi, İç Hastalıkları ABD. Diyarbakır, Türkiye e-mail: dr.zurak@hotmail.com

Prognostic Factors and Overall Survival in Nasopharyngeal Carcinoma: A Ten-Year Single-Center Experience                                                              

Abstract

Objective: Nasopharyngeal carcinoma (NPC) is a malignancy originating from the epithelial layer of the nasopharynx. In our study, we aimed to investigate the factors affecting treatment response and survival in patients diagnosed with NPC.

Methods: A retrospective study was conducted on 76 patients aged ≥18 years with a pathological diagnosis of NPC who presented to the Oncology Clinic of Dicle University Faculty of Medicine between January 2010 and May 2020. General characteristics of the patients and their effects on overall survival were evaluated.

Results: The mean age of the patients was 46. There were 39 patients (51.3%) under 50 years and 37 patients (48.7%) ≥50 years. 18 were female (23.7%) and 58 were male (76.3%). The mean body mass index (BMI) was 24.1±5.2. 39 patients (51.3%) were smokers, and 37 patients (48.7%) were not. At the time of diagnosis, 11 patients (14.5%) were TNM Stage 2, 39 patients (51.3%) were Stage 3, and 26 patients (34.2%) were Stage 4. According to the WHO 2005 histological classification, there were 30 patients (39.5%) in Type 2A and 40 patients (52.6%) in Type 2B. There were no patients with Type 1 or Type 3 tumors. Other tumor types were detected in 6 patients (7.9%). In the survival analysis, 25 patients (32.9%) were deceased and 51 (67.1%) were alive. Kaplan-Meier analysis revealed a mean survival time of 108 months (95% CI = 88-128). Multivariate Cox regression analysis showed that advanced stage of TNM at diagnosis, low BMI, and high serum lactate dehydrogenase (LDH) levels negatively impacted survival (p=0.017, p=0.04, p=0.04, respectively).

Conclusion: In NPC, the patient's TNM stage at diagnosis, BMI level, and serum LDH level may be independent prognostic risk factors.

Keywords: Nasopharyngeal carcinoma, prognostic factor, overall survival  

Nazofaringeal Karsinomda Prognostik Faktörler ve Genel Sağkalım: Tek Merkezli 10 Yıllık Deneyim

Öz

Amaç: Kutanöz mastositoz (KM), çocukluk çağında mastositozun en sık görülen formudur; ancak klinik seyri ile ilişkili alerjik ve immünolojik özelliklere dair veriler sınırlıdır. Bu çalışmada pediatrik KM hastalarının klinik fenotipinin tanımlanması ve eşlik eden alerjik hastalıklar ile doğuştan bağışıklık yetmezliklerinin (IEI) sıklığının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Yöntemler: Bu retrospektif çalışmaya 2007–2025 yılları arasında KM tanısı alan 17 pediatrik hasta dahil edildi. Demografik özellikler, klinik bulgular, laboratuvar parametreleri, alerjik duyarlanma, immünolojik değerlendirme ve izlem sonuçları sistematik olarak analiz edildi.

Bulgular: Olguların %64,7’si erkek olup, semptom başlangıç yaşı medyan 14,2 ay idi. En sık görülen alt tip makülopapüler kutanöz mastositoz (%82,3) olup, bunu diffüz KM ve soliter mastositom izledi. Medyan 4,5 yıllık izlem süresinde hastaların %11,2’sinde tam regresyon, %47,0’sinde parsiyel regresyon gözlenirken, %35,2’si stabil seyretmiş ve %5,8’inde progresyon saptanmıştır. Sistemik mastositoz, anafilaksi veya mortalite izlenmemiştir.

Eozinofili hastaların %23,5’inde, hepatosplenomegali ise %11,7’sinde saptanmış olup organ disfonksiyonu gözlenmemiştir. Tüm hastalarda immünoglobulin düzeyleri ve aşı yanıtları normal sınırlarda bulunmuş, hiçbir hastada IEI saptanmamıştır. Yüksek IgE düzeyi %17,6 oranında görülürken, alerjik duyarlanma %29,4 olarak belirlenmiştir. Hastaların %41,1’inde eşlik eden alerjik hastalık bulunmuş olup en sık alerjik rinit saptanmıştır.

Sonuç: Pediatrik KM genellikle erken başlangıçlı, deri ile sınırlı ve iyi prognozlu bir hastalık olup çoğunlukla stabil veya regrese olan bir seyir göstermektedir. Alerjik hastalık ve duyarlanma sıklığı genel popülasyona kıyasla artmış görünmemekte, humoral immünite korunmuş olarak izlenmektedir. Bu bulgular, KM’li çocuklarda rutin immünolojik tarama yerine klinik bulgulara dayalı seçici bir yaklaşımın daha uygun olduğunu desteklemektedir.

Anahtar kelimeler: Kutanöz Mastositoz, Doğuştan Bağışıklık Kusurları, Alerjik Hastalıklar, Ürtikerya Pigmentoza, Komorbidite, Pediatrik, Primer İmmün Yetmezlik.                               

Dicle Med J  2026; 53 (2): 297-304

Doi: 10.5798/dicletip.1964092

Cilt 53, Sayı 2 (2026)