ISSN : 1300-2945
eISSN : 1308-9889
Özet - The Role of Adherence to Pharmacological and Non-Pharmacological Treatments in Hospitalized Patients with Obstructive Airway Diseases
Büşra Durak, Galip Koçyiğit, Hasan Can Alagöz, Canan Gündüz Gürkan

Busra Durak, Corum Hitit University Faculty of Medicine, Training and Research Hospital, 19040, Merkez/Corum, Türkiye e-mail: drbusradurak@gmail.com   

The Role of Adherence to Pharmacological and Non-Pharmacological Treatments in Hospitalized Patients with Obstructive Airway Diseases                                        

Abstract

Aim: This study aimed to assess adherence to pharmacological and non-pharmacological treatments, hospital stay duration, and related risk factors in patients hospitalized with COPD and asthma exacerbations.

Methods: A cross-sectional study was conducted between January and March 2023, including patients admitted to the chest diseases department with a diagnosis of COPD or asthma exacerbation. Patients with community-acquired pneumonia, without a known diagnosis of asthma or COPD, were used as a control group. A validated questionnaire adapted from Jeong et al. was used to evaluate treatment adherence. The COPD and asthma groups were compared with the control group. T-tests and chi-square tests were used for statistical analysis.

Results: A total of 30 COPD, 12 asthma, and 17 pneumonia patients were included. The overall mean age was 52.9±10.9 years, and 73% were male. COPD patients were significantly older (p=0.04), predominantly male (p<0.001), had a higher smoking history (p=0.02), and lower BMI (p=0.02) than asthma patients. Hospital stay duration and number of exacerbations were similar. Inhaler adherence was low in both COPD (70%) and asthma (66.7%) patients. Non-pharmacological adherence, including vaccination, was also insufficient in all groups.

Conclusion: Although differing in demographics, COPD and asthma patients exhibited similar risk factors and poor treatment adherence. Strategies to improve both pharmacological and non-pharmacological adherence should be integrated into clinical practice to reduce hospitalizations and improve patient outcomes.

Keywords: COPD; Asthma; Treatment Adherence; Drug Therapy; Nonpharmacologic Therapy

Obstrüktif Havayolu Hastalıkları Nedeniyle Hastaneye Yatırılan Hastalarda Farmakolojik ve Non-Farmakolojik Tedavilere Uyumun Rolü

Öz

Giriş: Tibial plato kırıkları, tüm kırıkların yaklaşık %1–2’sini oluşturan karmaşık eklem içi yaralanmalardır. Yüksek enerjili Schatzker tip V–VI kırıkları, parçalanma ve eşlik eden yumuşak doku hasarı nedeniyle tedavisi en zor kırık tipleri arasındadır. Bu yaralanmalarda İlizarov tipi sirküler eksternal fiksatör, yumuşak dokunun korunmasını sağladığı için açık redüksiyon ve internal fiksasyona (ARİF) alternatif bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Bu yöntem, daha az cerrahi insizyon gerektirmesi, daha az derin enfeksiyon oranı, doğru alt ekstremite mekanik eksenin restorasyonunu sağlaması ve erken mobilizasyon imkânı sağlaması nedeniyle tercih edilmektedir.

Amaç: Bu çalışmanın amacı, yüksek enerjili Schatzker tip V–VI tibia plato kırıklarında İlizarov tipi eksternal fiksatör ile tedavi edilen vakaların uzun dönem klinik ve radyolojik sonuçlarını değerlendirmektir.

Yöntemler: Tek merkezli retrospektif bu çalışmaya, yüksek enerjili Schatzker tip V–VI tibia plato kırığı nedeniyle İlizarov tipi eksternal fiksatör ve minimal internal fiksasyon ile tedavi edilmiş 42 hasta (43 diz) dâhil edildi.

Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 39 (22–69) yıl ve ortalama takip süresi 36 aydı. En yaygın komplikasyon %57,1 oranla tel dibi enfeksiyonuydu. Anatomik redüksiyon %23,3 hastada sağlandı. Fonksiyonel sonuçlar %30,2 mükemmel, %34,9 iyi, %9,3 orta ve %25,6 kötü olarak değerlendirildi. Hastaların %23,3’ünde son kontrolde osteoartrit bulgusu saptanmadı.

Sonuç: Yüksek enerjili Schatzker tip V–VI tibia plato kırıklarında minimal internal fiksasyon ile sirküler eksternal fiksatör uygulaması, stabil tespit ve tatmin edici uzun dönem sonuçlar sağlamaktadır. Redüksiyon kaybı ve anatomik hizalanma yetersizliği en önemli sınırlayıcı faktörler olmakla birlikte, bu yöntem derin enfeksiyon riskini azaltması ve yumuşak dokuları koruması açısından güvenilir bir seçenektir.

Anahtar kelimeler: İlizarov tekniği, Tibia kırıkları, Eksternal fiksatörler, Retrospektif çalışmalar.                     

Dicle Med J  2026; 53 (1): 67-75

Doi: 10.5798/dicletip.1906428

Cilt 53, Sayı 1 (2026)